Şimdi Sen de HugeDomains

2008'den bu yana bazen ara versem de sürekli olarak bloglarla haşır neşir oldum. Yazmadığım dönemlerde dahi bloglarla olan düzeyli ilişkim hep devam etti.. Rss kanalıyla takip ettiğim onlarca blogum var. Evet, ben yazmasam da onlara "blogum" diyebiliyorum. Çünkü onlarla birlikte ben de bir yerlerde yaşamaya devam ediyorum. Aynı anda yıllara meydan okuyoruz.. Ancak bazı bloglar da kapanmış. Çok eski bloglar. Nasıl kapatmaya kıyabilir insan? Bir dönemin dijital damgası sayılabilecek birer hazineydi onlar. Ancak bugünlerde hepsi artık HugeDomains...

Bir konu var ki sürekli olarak canımı sıkar. Bu yazı vesilesiyle not düşmek istedim. Sevdiğim bazı bloglara girip göz gezdirdiğimde ilk olarak herkesin çok da önemsemediği "Arşiv" kısmına bakarım. Yıllanmış arşivleri gördüğümde hem içimde saygı uyandırır hem de bir hayıflanma... 

2008 yılından bu yana sabit blogta kalabilseydim benim de en azından 10 senelik bir fikir arşivim bulunmuş olacaktı. Okuduklarım, izlediklerim ve duyduklarım toz bulutu gibi dağılmayacaktı... Açtığım bütün blogları bir şekilde kapattım. Bu sene temmuz itibariyle bir yenisini açtım. Artık belki 2030'da bu bloga bakacağım ve "Evet, olmuş!" diyeceğim.. Ama yine de bir keşke olacak.. Neden 2010'dan başlayan bir arşiv tutamadım... 

Arşivi olanlar kıymetini bilsinler.

1 yorum:

  1. Severek okuduğum blogların terk edildiğini görmek beni de üzmüştür. Ben de çok adres değiştirdim. Yenilik de iyidir ama bundan sonra değiştirmem umarım.

    YanıtlayınSil

Katkılarınız için teşekkür ederiz.